Kareli Öyküler

YARADILIŞ

“Sırtım Kule’ye, yüzüm Haliç’e dönük” demişti, son mektubunda. “Denizle karanın, yeryüzüyle gökyüzünün, yaşamla ölümün kıyısında; bitkin ama onurlu bir binanın çatı katındayım. Bu arafta kendimi buldum ben; ikimizden biri yıkılana kadar buradayım.” Günlerdir onu arıyordu. Otogar’a ayak bastıktan bir saat sonra elinde bavuluyla Galata Kulesi’ne çıkmıştı. Seyir balkonunda karşısına çıkan manzarayı soluksuz seyretmiş, gümüş rengi bir boynuz gibi eski İstanbul’un altını çizen Boğaz emanetine Haliç dendiğini öğrenmişti. İşinin sandığından çok daha zor olduğunu orada anlamıştı. Sırtı Kule’ye, yüzü Haliç’e dönük o kadar çok bina vardı ki…

Tamamını  oku

Öyküyü Paylaşın: